Kopernik'ten Nasa'ya Yalanın Kısa Tarihi
Kopernik'ten NASA'ya Yalanın Kısa Tarihi, insanlığın son beş yüzyıllık kozmoloji anlatısını tersyüz eden çarpıcı bir sorgulama metni. Bu zamana kadar anlatılan hikâye, bir aydınlanma destanı değil, Kopernik’le başlayan, Galileo’nun teleskobuyla görselleştirilen, Newton’un ‘yerçekimi’ anlatısıyla mühürlenen ve bugün NASA’nın dijital imgeleriyle sürdürülen büyük bir inşa süreci.
Nicolaus Copernicus’tan Tycho Brahe’ye, Galileo Galilei’den Isaac Newton’a uzanan bu hat, bu eserde, adım adım kurulan bir paradigma değişimi olarak okunuyor. Attila Demir, Dorothy Stimson’ın tarihî verilerini referans alarak, küre modelin nasıl “kademeli yerleştiğini” tartışmaya açıyor.
Merkezden çevreye itilen insan fikri… Sonsuzluk içinde değersizleşen özne… Bilimin diliyle kurulan yeni bir kozmik tasavvur…
Provokatif, tartışmalı ve polemik yüklü bir eser.
Hakikati savunduğunu iddia eden modern anlatıya karşı, tarih içinden bir karşı anlatı kuran bu kitap, ortaokul öğrencilerinden profesörlere kadar genişleyen bir kümeye hitap etmekte...

